24 Şubat 2009 Salı

Pardon da Dayı Sen Kimsin?


Hayatın her kesiminde bazı insanlar, belli gurupların adamı olduklarından yeteneklerinin çok üzerinde pozisyonları işgal ederler. Bugünkü iktidar olmasa ya Amerika'da kalıp üçüncü sınıf bir "rent a car" işletmecisi olacak ya da ülkemde tercüme bürosu açacak olan Egemen Bağış sadece bir kesimin adamı olduğu için bugün gündemimizi işgal etmekte, dahası "AB ile ilişkiler" gibi kişisel altyapı gerektiren bir bakanlığın başında(AB den sorumlu bakanın hayatının önemli bir kısmını ABD'de geçirdiği çelişkisini unutmayalım).
Dediğim gibi her dönemde bu tip insanlar hayatımızı işgal eder. Sırf siyasette değil; mesela futbolda Hüseyin Cimşir, Sabri Sarıoğlu... Sanat dünyasında Tan Sağtürk (o kadar dünyaca ünlü bilmem ne bale okulundan mezunum diye hava atan birinin dünyaca ünlü hiç bir gösteride yer almaması ve bez bebek gibi saçma sapan bir dizide rol almasının başka açıklaması nedir?) Medyada Emre Aköz(yanlış anlaşılmasın bu isimlerin hepsi cemaatçidir demiyorum, ama belli gurupların adamıdır)
Bu liste uzayıp gider... Aslında çok da önemi yoktur bu insanların bu pozisyonları işgal etmesinin(en azından medya ve siyasette) ne de olsa kendileri birer kukladır ve esas yönetenlerin emrinde birer karar mekanizması gibi rol yaparlar. Ama bazen bu rollerini unutup gerçekten kendilerini bir şey sandıkları olur ki(belki de zamanında ayna gibi parlayan kel kafalarına ektirdikleri saçların sağladığı özgüvenle oluşan bir gazdır bu), bu hem bizim için ama daha çok kendileri için acıklı durumlara yol açar.
Egemen Bağış, bu ülkede cumhurbaşkanlığı yapmış ve toplumun geniş bir kesiminde çok büyük saygı gören bir isimden "Adamın biri" diye bahsetmesi, yukarıda ki durumun, yani kendini bir şey zannetmenin tecellisidir. Dahası kendisi bir kitapçığın fırlatılmasının ekonomiyi çökmesine yol açtığına zannedecek kadar yakın geçmiş global ve yerel ekonomi bilgisinden yoksundur. Aslında bir bakıma da çok şanslıdır, çünkü yazımın başında da belirttiğim gibi, eğer bu hükümet sayesinde bir yerlere gelemeyip Amerika'da "rent a car" işi yapsaydı bu ekonomi bilgisiyle büyük ihtimalle batacak ve yine büyük ihtimalle dinerların tuvaletlerini temizleyerek geçimini sürdürmeye çalışacaktı.
Egemen Bağış'a tavsiyem "adamın biri" diye tanımladığı "Adam"ın geçmişine (anlayacağı dilden yazayım CV sine) bakıp sonra kendi geçmişiyle karşılaştırması, becerebiliyorsa utanmasını ve bundan böyle en ufak bir sohbette dahi sarfedeceği kelimeleri önceden danışmanlarınca hazırlanmasını sağlamasıdır. Yoksa kendisi bizim nezdimizde sirklerde görev alan bir palyaçodan daha ciddi bulunmayacaktır.

1 yorum:

murat dedi ki...

şimdi hatırladım! 2002 dünya kupası 3.lüğünden sonra sevgili halkımız nezdinde türkiye'nin en büyük uluslararası başarısı olarak kabul gören davos d/ayılanması (tayyip zortlatması) ertesinde iki adet anten basın toplantısı düzenlediydi. al da at dercesine güzel bir yaltaklanma örneği gösterilerek geçmişte yaşanan ırak olayları değerlendirilmişti bu toplantıda. şair bu şiirinde, tayyibonun uluslararası arenada taa ne zamandır ayarların efendisi namıyla racon kestiğini anlatmak istemişti sanki (bu şiirin alt metinlerinden biri de "abinize biat edin hulen, ipneler!" anafikri etrafında şekilleniyor diyebilir miyiz üstadım?). pek takipçisi olmadığım siyasi gündemin bu nadide eserinin sahibini aradım durdum günlerce. o adam, bu adammış meğer. adından yine hatırlayamadım ama yazındaki tariften çıkarıverdim hemen. teşekkürler salamy. teşekkürler türkiye.